top of page
Ara
  • A7 Kitap

AVCILIK YASAKLANSIN, HAYVANAT BAHÇELERİ KAPATILSIN

Murat ERDİN


Yavrusunu doyurmak için avlanmaya çıkmış bir çakalın, dağ yamacında kendi halinde otlanan bir kızıl geyiğin, mevsim değişimi nedeniyle göç eden bir çulluğun vurularak öldürülmesi cinayettir.


Bir malmış gibi sergilenerek ziyaretçilerden para kazanılan ve bu maksatla Afrika savanalarından tutup getirilen bir dişi aslanın demir kafesin arkasında zorla tutulması suçtur.


Hiçbir canlının başka bir canlının özgürlüğüne son verme hakkı olamaz.


Ve hiçbir canlının başka bir canlının hayatına son verme hakkı olamaz.


Bu nedenle diyoruz ki: Avcılık yasaklansın. Hayvanat bahçeleri kapatılsın.


Geçtiğimiz günlerde metroya binmek için yerin altına indiğimde Hayvan Hakları Federasyonu-HAYTAP’ın astığı afişler gözüme çarptı.


Duvardaki afişte bir ayı vardı ve yardım isteyen gözlerle bize bakıyordu. Şöyle yazıyordu afişte: “O bir katil değil. Peki neden tutsak ?”


Hayvanat bahçelerinde zorla alıkonulan yani özgürlükleri güç kullanarak ellerinden alınan tüm hayvanlar için soruyu şöyle sormak daha doğru olacak: “Bu hayvanların hiçbiri suçlu değil. Öyleyse neden tutsaklar ?”


Artık tamamen çağdışı kalmış hayvanat bahçelerinde insanların birkaç saat neşeli vakit geçirmeleri uğruna kurban edilen bu hayvanların içinde bulunduğu derin travma hiç kimsenin umurunda değil mi ? Bir Açıkhava AVM’si gibi ziyaret edilen bu mekanlarda acımasızca tutulan güzelim hayvanların kendi doğal ortamlarından uzak kalıyor olmaları canınızı yakmıyor mu ? Bu hayvan hapishanelerini kapatmanın zamanı gelmedi mi ?


Peki ya adına avcılık denilen, zevk için başka canlıları öldürmek olan caniliğe ne demeli ? İngiliz yazar John Fowles bunun bir sapkınlık olduğunu yazar. Şöyle der: “Başka hayatları, kendi yaşamını sürdürmek için değil, avlanma ve öldürme zevki için yok etmek gibi bir sapkınlığa kapılmıştım. Ama başıma bir olay geldi ve ertesi gün tüfeğimi sattım. O günden beri hiçbir hayvanı ya da kuşu bilerek öldürmedim.”[1]


Yazarın başına gelen şey