Ara
  • A7 Kitap

HER YERİM AĞRIYOR DOKTOR....


Prof. Dr. Aynur Özge





Bazı kimseler vardır. Her yerleri ağrıyordur. Gerçekten çok acı çekerler. Yürüseler olmaz, çalışsalar olmaz, dinlenseler hiç olmaz. Etraftan sıkça şunları duyarlar;


- Takma kafana, her şeyi takıyorsun sonra da sıkıntın bitmiyor


- Biraz spor yapsan iyileşirsin


- İç bir ağrı kesici, gel yanımıza, hayat geçiyor….


Biraz daha yakından bakıldığında bu kişilerin sıklıkla uyku problemi, hormon dengesi problemi, beslenme problemi olan sıkça kilo sorunu yaşayan titiz kişiler olduğunu görürüz. Bu kişilerde astım, allerji, migren, hassas barsak sendromu, reflu, sık idrara çıkma, gece diş sıkma gibi sorunlar da sıklıkla hayatı daha da güçleştirir. Ağrıları için avuç avuç ilaç alan bu kişilerin yakınları sürekli masaj yapmaktan helak olduklarını söylerler. Eskiden “histeri” veya “nevroz” diye etkilenen bu kişilerin artık FİBROMİYALJİ adı verilen halk arasında “kas romatizması” olarak bilinen bir hastalığa sahip olduklarını biliyoruz artık. Tırnaklarından saç tellerine dek sinir uçları ve kimyasalların sıra dışı etkilendiği bu tabloda en dikkati çeken nokta “tetik nokta” adı verilen ağrılı noktalar (kasların içindeki nasır gibi sertlikler) dır.


Peki ne yapacak bu kişiler? Çözümü var mı?


- Öncelikle bunun kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi tıbbi bir durum olduğunu kabul edecekler. Kendilerini de çevrelerini “benim canım gerçekten acıyor, numara yapmıyorum” diye ikna etmeye çalışmaktan vazgeçecekler.


- Ağrılarını tetikleyen durumları tespit edecekleri bir ağrı günlüğü tutmaya başlayacaklar. O gün yediklerine kadar her şeyi not edecekler. İmkânı olan tetikleyicileri (gıdalar gibi) hayatlarından çıkaracaklar.


- Kendilerine her gün yapacakları bir egzersiz (spor değil) bulacaklar. Bu egzersiz pilates veya yüzme gibi sırt kaslarına dost bir egzersiz olup ağrılarını teşvik etmeyecek dozda olursa çok daha iyi olur. Egzersiz zor olmayacak, çok uzun olmayacak ama düzenli yapılacak. Artık bu egzersizleri öğreten telefon uygulamaları veya videoları da var her ortamda kolayca ulaşılabilir.


- Kendilerini strese sokan durumları ve ağrıyı tetikleyen konuları çözmek için ne yapılabilir bakıp kendilerine ait adımları atacaklar. Stres yaratan durumlar her zaman var olacak ve değişmeyecek. Ancak tıpkı araba kullanmayı öğrenmek gibi stres yönetimi de öğrenilebilir. Etkin stres yönetimi konusunda bilgilerini artıracaklar. Bir adım bile çok şeyi değiştiriyor, inanın bana.


- Doktorları ile görüşüp ağrıları önleyen en uygun tedavi ne ise onu öğrenip yeterli süre (genellikle en az 6 ay olur) kullanacaklar. İlaçların yan etkisi olur diye kullanmaktan vazgeçmeyecekler. Ben kendim çözerim demeyecekler (çözebilmiş olsalardı ağrı hala devam etmezdi) tarif edildiği gibi kullanıp sorun yaşarlarsa doktorlarından tavsiye isteyecekler.


- Ağrı kesici içmeyi bırakacaklar. Aldıkları ağrı kesiciler sadece ağrıları tetikliyor, faydası da olmadığı gibi vücuduna sayısız zarar veriyor.


- Muhtelif kaynaklardan kendilerine “kesin çözüm”, “mucize” gibi ifadelerle umut dağıtan tacirlere itibar etmeyecekler. Bu genlerden köken alıp yaşam boyunca şekillenen bir hastalık. Aynen bakımsız bir bahçeyi elden geçirip güzel bir bahçeye çeviren bir bahçıvan gibi hatalı genleri budayıp bedenlerini huzurla yaşayacakları bir şekle kendileri çevirecekler. Bizim önerdiklerimiz bahçıvanın makası, gübre, ilaç vb. destek enstrümanları. Ellerini bahçeden çekerlerse yeniden eski haline dönecektir.





Kaynak: www.mersinmozaik.com

6 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör