Ara
  • A7 Kitap

SEVGİLİLER GÜNÜ AŞK

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ 87

SEVGİLİLER GÜNÜ AŞK


Kaptan Aşk demek istiyor bu gün... Sevgililer günü sebebiyle bu konuda yazmak lazım diye düşündüm. Adet olduğu üzere bu konudaki saçma sapan düşüncelerimi yazayım dedim... İnsanlar nasıl aşık olur: Efendim şöyle, görmüş oldukları karşı cinsten almış oldukları elektrik akımı ile vücutlarına bir titreme gelir. Önce bu hissi algılayamaz ve sinir stres olabilir. Bu olaya halk arasında ''Yıldızı ''barışmadı'' denir.Daha sonra ise şüpheci yaklaşır. Her söylediğinde her hareketinde bir anlam arar.

Hani ilk karşılaşmada elektrik şoku yemiştir ya tekrar yemesin diye temkinli hareket eder.. Fakat bu nafile çırpınışlar onu daha da derine sürükler ve balık ağa dolanır...Çırpındıkça çırpınır ve kaçınılmaz sona ulaşır. Sonra ki level bana ne oldu sorusunu gece gündüz sormakla başlar.. Uykular kaçar, şarkılar daha farklı bir anlam ifade eder... Lüzumlu lüzumsuz ağlanır... Karşındaki insanı dinler gözüküp akıl başka yerde olur... Sık sık iç geçirilir... Ya marazi bir neşe halinde acı acı güler yada ota boka sinirlenir etrafındakilere çemkirir.... Yahu ne oldu buna sorusunu sormak çevresindeki kişilere kalmıştır. - Allah allah, bu gün yeşil giymiş nefret eder yeşilden... - Ben de sevmez diye biliyorum ama giymiş işte...Yeşil yaaa... İşte bu ''Aşk'' denilen mikrobun yavaş yavaş kuluçka dönemini devam ettirdiğinin ve kişiyi enfekte ettiğinin düpedüz bir kanıtıdır. Sıra dışı hareketler, gizem, olduğundan farklı davranmak, aşırı anlayışlı olmak, sevecen ve tatlı bir ifade, yumuşak bir ses tonu.... Üçüncü evrede ise kişi artıkın aşk mikrobuyla tamamen enfekte olmuştur... Ama kendisi henüz bilmemektedir.Vahametin boyutunu kan ter içinde geceleri uyandıkça anlamaya başlar... Bir yokluk bir eksiklik bir azlık duygusu tüm benliğini sarar... Bir şey eksik ama ne diye sormaya başladığında bunu önce yiyecek gibi algılar ve tatlı, çikolata, içki gibi bazı sıvı yada tatlı gıdalarla gidermeye çalışır... Arada bir de olsa aşık olduğu ama bilmediği kişi ile karşılaştıkça biraz rahatlar ama semptomlar o kişiden ayrı kaldıkça devam eder... Dördüncü evre idrak dönemidir..Yahu ben bu kızı yada adamı seviyorum galiba.....Hala emin değildir çünkü bu mikrop direkt olarak idrak kanallarını da etkiler..Anlayışı kıtlaşır, aptal saptal spastik hareketler yapar..Unutkan olur ama ezberinde bir tek o kişiye ait detaylar mevcuttur..Bu dönemde anasının babasının adını unutanlar, sevgilisinin telefon numarasını ezbere bilir.. 500 denek üzerinde yapılan ARGE çalışmaları neticesinde sadece 3 tanesinin kendi adını söyleyebildiği tespit edilmiştir.. Buna tıp literatüründe ''Ayten'e 5 var Ayten'i 5 geçiyor'' dönemi denir.. Hiç bir ilaç fayda etmez..Hasta eroin bağımlısı gibi o kişinin bağımlısı olmuştur....Eli ayağı titrer konuşma güçlüğü çeker yaşı ne olursa olsun beyni pöncürmüştür...:)) Beşinci evre de o kişinin yanında yakınında olmak ve konuşmak için her türlü çabayı sarf eder ve başarılı da olur..Hisler karşılıklı ise çok da güzel olur ve rahatlama nekahat dönemi başlar hasta yavaş yavaş iyileşmeye doğru yol alır... Son evre hayvani dürtülerin ortaya çıktığı tıp literatüründe ''Animal İnstict'' denilen bir evredir... Dokunma ve peşrev sonrası öpüşme ile devam eden ten uyuşması veya uyuşmaması durumu oluşur ki bu kimileri için olumlu kimileri için olumsuz sonuçlanır...Çok sevdiğini düşündüğün bir insan ile geçirilen geceden sonra pişman olup kazınarak yıkana bilirsin veya tekrar aynı geceyi yaşasam diye günleri saatleri iple çekebilirsin... İşte burada işiniz Allah'a kalmış...Buna da ''Alın Yazısı'' denir...Hiç kimseler bunu değiştiremez aşk bile.... Aşk mı güzel, aşık olmak mı? Bence böbrek nakli bile daha kolay olur... Sevgililer gününüz kutlu olsun:))) GAYE KURT


Kaynak: https://gayekurt.blogspot.com/2015/02/kaptanin-seyir-defteri-87.html



14 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör