top of page
Ara
  • A7 Kitap

Türkiye, İnsani Turizm’i Başlatmalı / Adil Gürkan

Güncelleme tarihi: 10 May 2020

Beyinlerde değişim başlamadan yapılacak tüm fiziki altyapı yatırımları göstermelik olmaktan öte bir anlam ifade etmez.

Bir zamanlar, onları engelleri ya da eksiklikleri ile çağırırdı Türkiye…

Topal..

Çolak…

Sağır…

Kör…

Devir değişti. Bu utanç bitti. Şimdi onlara saygınlıkları kazandırılıyor. Toplum onlara hak ettikleri saygıyı ve sevgiyi vermeye başladı.

Hayata karışmaları için gerekenler yapılıyor.

Ama, yine de eksik bir şeyler var. Onlar, yani engelliler, gönüllerince bir tatil yapmanın özlemi ile tutuşuyorlar.

Ve diyorlar ki…

"Biz de insanız!"

Bu noktadan sonra bu çığlığı duymayan kulak sağırdır.

Bu duruşu görmeyen göz kördür.

Bu hareketi hissetmeyen vicdan taştır.

Bu sağır kulaklar, kör gözler ve hissiz vicdanlar da, artık insan olma gerçekliklerini sorgulamak durumundadır.

Yaşanan süreci doğru adlandırmak önemli

Engellilere bugüne kadar yaşattığımız ayrımcılığın ruhumuza sardırdığı travmayı hafifletmek adına, maziye rastgele bir pişmanlık süngeri çekivermek yeterli bir yaklaşım olmaz.

Şimdi topyekün bir özür dileme zamanıdır.

Geleceğin Dünyasında, engellilere, insan olmalarından gelen haklarını bir tamam teslim etme zamanıdır. Zaten aramızda olan engellilerin yanı başımızdaki varlığını fark etmek ve doyasıya kucaklaşmak zamanıdır.

Önceleri engelliler her yerde saklanan, unutulan ya da alt sınıf olarak görülen bir kesimdi.

Şimdi bile bu yaklaşımı sürdüren toplumlar var. Ama hayat geldi, insan olmaktan kaynaklanan görevlerimizi önümüze çalışmamız gereken ders olarak koydu.


Engelliler de insandır.

İstihdam, seyahat, alışveriş, eğlence ve boş zaman uğraşları gibi hayatın bütün kesitlerinde yer alma hakları vardır.

Yeryüzünün 700 Milyonu aşkın engellisini, daralan pazar potansiyeline bir çıkış yolu olarak öneriyorum.