top of page
Ara
  • A7 Kitap

Yeni İnsan. Yeni Düşünce. Yeni Turizm / Adil Gürkan

Çok uzak olmayan bir gelecekte, hayat, hem makro, hem mikro ölçekte, yeni insan ve yeni bakış açısını dayatacak. Yeni insan ve yeni düşünce ise bambaşka bir turizm inşa edecek.


Yeni İnsan. Yeni Düşünce. Yeni Turizm

Bundan milyonlarca yıl önce, doğa, kayıtlara geçen ilk yok oluşa tanık oldu. Dünyanın tartışmasız egemeni dinozorlar silinip gitti.

Bu silinip gitmeyi nasıl yorumlamak gerekir?

Doğa, büyük olasılıkla, kurallarına ve aidiyetine karşı büyük bir suç işleyen bu yaşam formunu cezalandırdı ve hayattan sildi.

Muhtemelen, onlar da kendilerini evrenin asla yıkılmayacak egemenleri sanıyordu.

Tıpkı bu günün insanoğlu gibi..

Ama, bittiler.

Bu gün, insanoğlu kendisini evrenin tartışmasız egemeni sanıyor. Ne yaparsa yanına kar kalacağı gibi berbat bir yanılgısı var.

Dünyanın bütün su kaynaklarını kurutuyor.

Kurutamadıklarını zehirliyor.

Denizleri kirletiyor. Kentlerin, otellerin bütün atığını masmavi sulara boca ediyor.

Okyanusları plastik ve çöp deryasına çeviriyor.

Derin suların nazlı balinalarını yok etmek için sürek avları düzenliyor

Var oluşun bütün kodları ile tehlikeli oyunlar oynuyor.

Orta Asya’nın su ve yağmur kaynağı Aral Gölü’nü bu vahşi canlı kuruttu.

Akdeniz’in inci gerdanlığının en değerli parçası Burdur Gölü artık can çekişiyor. Belki birkaç 10 yıl ömrü kaldı. Belki o kadar bile değil.

Kendilerini can havli ile karalara atan kaplumbağaların, balinaların midesinden insanoğlunun utanç izleri çıkıyor. Metal ve plastik çöpler..

Yaratılmış olduğu çamura ait olduğunu unutan insanoğlu, çok daha yapay aidiyetler geliştiriyor. Kendisini bir aileye, bir kente, bir ülkeye ait hissetme noktasında anlaşılmaz bir inada sahip olan bu vahşi canlı, bunların dışında kalan insanları, kentleri, ülkeleri ya düşman belliyor, ya da hiç dikkate almıyor.

Bir başka kentte, ülkede, kıtada yaşayan felaketin, eninde sonunda gelip kendisini de vuracağından habersiz gibi davranıyor.

Katıksız bir ‘Ben’ önceliği, yüreğinin ürettiği bütün sevgiyi sadece kendisi için rezerv olarak hapsediyor. Kimseyi sevmiyor. Kimseyi önemsemiyor.

Böyle hoyratça hareket ederek, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kimyasal kıyametini hazırlıyor. Bu kıyametin kaçınılmaz olduğunu biliyor, ama görmezden gelmeyi tercih ediyor.

Market rafları..